Dünyanın gelişmiş ekonomilerinde "Freelance" (serbest çalışan) yazılımcı olmak; kendi saatlerini belirleyen, sevdiği projeleri seçen, saatlik yüksek ücretlerle çalışan bağımsız bir zanaatkar olmak demektir.

Peki Türkiye şartlarında freelance yazılımcılık yapmak gerçekte ne anlama gelir?

Gelin o cilalı hayalleri bir kenara bırakalım:
Türkiye'de freelance yazılımcı olmak; zamanınızın %30'unu kod yazmaya, kalan %70'ini ise teslim ettiğiniz işin parasını tahsil edebilmek için telefonlarda dil dökmeye, yalvarmaya ve sinir krizi geçirmeye harcamak demektir.

Bu topraklarda serbest çalışmak teknik bir meydan okuma değildir; katıksız bir psikolojik tahsilat ve sabır savaşıdır.

"Bizde Söz Senettir Kardeşim" Tuzağı

Hikaye hep aynı şekilde başlar. Masaya oturursunuz. Karşınızda kravatlı bir iş insanı veya "vizyoner" bir tanıdık vardır. Projeyi anlatır, gözleri parlar.

Siz profesyonelce bir sözleşme taslağı çıkarırsınız: Kapsam, teslim tarihleri, ödeme planı ve revizyon sınırları...
Müşteri hafifçe gücenmiş gibi kaşlarını kaldırır:
"Aramızda kâğıdın küreğin lafı mı olur kardeşim? Biz kaç yıllık esnafız, piyasada bizi kime sorsan bilir. Bizde söz senettir. Sen başla, gerisini hallederiz."

Eğer bu tuzağa düşer ve tek bir satır kod yazmaya başlarsanız; cehennemin kapılarını kendi ellerinizle aralamışsınız demektir.

Çünkü o "söz senettir" diyen adam;

  • İşe başlamadan önce %30 peşinat istediğinizde "Daha tek satır kod yazmadın, neyin parasını istiyorsun?" diyerek sizi hırsız gibi hissettirecektir.
  • İşi eksiksiz teslim ettiğinizde ise telefonlarınıza çıkmayacak, WhatsApp mesajlarınıza tek bir mavi tik bırakıp günlerce geri dönmeyecektir.

Türk Usulü Tahsilat Bahane Sözlüğü

İşi bitirirsiniz, demo sunucusuna yüklersiniz. Müşteri çok beğenir: "Eline sağlık, harika olmuş!"
Kalan ödemeyi istersiniz. Ve o an, Türk iş dünyasının o meşhur, zengin ve yaratıcı Tahsilat Bahaneleri Tiyatrosu sahnelenmeye başlar:

  • Pazartesi: "Muhasebecimiz bugün izinde, yarın kesin geçecek."
  • Çarşamba: "Şirket ortaklarından imza bekliyoruz, genel müdür şehir dışında."
  • Cuma: "Bugün banka EFT saatini kaçırmışız, pazartesi sabah ilk iş hesabında."
  • Sonraki Hafta: "Piyasalar bu ara çok durgun biliyorsun, müşterimizden ödeme gelsin sana hemen aktaracağız."

Siz bir yazılım mühendisisinizdir; ama kendinizi adeta bir mafya tahsilatçısı gibi her gün birilerini arayıp kendi alın terinizin peşinde dilenirken bulursunuz. Cebinizde kiranız tükenir, kredi kartınız patlar; ama o "sözü senet olan" müşteri lüks cipiyle gezmeye devam eder.

Bitmeyen Revizyon Cehennemi (Scope Creep)

Parayı alamamak bir yana, freelance yazılımcının yakasını bırakmayan ikinci büyük bela "Bitmeyen Revizyon Döngüsüdür" (Scope Creep).

Sözleşmesiz başladığınız için projenin sınırları yoktur. Başlangıçta "Basit bir kurumsal tanıtım sitesi" diye anlaştığınız iş, iki ay sonra müşterinin kaprisleriyle devasa bir portala dönüşür:
"Ya Ahmet, bizim kayınço dedi ki buraya bir de canlı chat koysak iyi olurmuş."
"Şuraya da yapay zekalı bir ürün arama ekleyiver, zor bir şey değil ya, iki tık tık."
"Logonun yerini 14. kez değiştirelim, içime sinmedi."

İtiraz ettiğinizde ise aynı zehirli tehdit masaya konur:
"Eğer bunları yapmazsan işi tamamlanmış saymayız, kalan parayı da ödemeyiz!"

Yazılımcı rehindir. O güne kadar harcadığı iki aylık emeği çöpe atmamak için, o haksız revizyonları geceler boyu ağlaya zırlaya kodlamaya devam eder.

Freelancer Hayatta Kalma Kuralları

Eğer bu topraklarda serbest çalışarak hayatınızı kazanmak ve akıl sağlığınızı korumak istiyorsanız; duygusallığı ve şark usulü samimiyeti çöpe atmak zorundasınız:

  1. Peşinatsız Parmak Bile Oynatma: Masadaki kuralınız net olmalıdır: Proje bedelinin en az %40'ı veya %50'si banka hesabınıza yatmadan tek bir dosya bile oluşturmayın. Peşinat vermeyen müşteri, iş bittiğinde size hiç para vermeyecek müşteridir. Peşinat bir güvendir; o parayı ödemeyenle masadan hemen kalkın.
  2. Kapsamı Milimetrik Yaz: Sözleşmenize nelerin dahil olduğunu yazdığınız kadar, nelerin dahil olmadığını da yazın: "Bu sözleşme sadece 3 sayfayı kapsar. Ödeme altyapısı dahil değildir. Tasarımda en fazla 2 revizyon hakkı vardır; sonraki her revizyon saatlik 50 dolar ücrete tabidir."
  3. Rehini Elinde Tut: Kalan son ödeme kuruşu kuruşuna hesabınıza geçmeden; kaynak kodları, sunucu şifrelerini veya alan adını asla müşteriye teslim etmeyin. Projeyi kendi sunucunuzda demo yapın. Parayı aldığınız saniye teslimatı yapın.

Sizin mesleğiniz bir rica minnet işi değildir. Siz yılların birikimiyle, beyninizi yakarak değer üreten bir zanaatkarsınız.

Kimsenin sizin emeğinizi sömürmesine, sizi kapısında dilendirmesine izin vermeyin.
Sözleşmenizi imzalatın, peşinatınızı alın ve sınırlarınızı çelik gibi koruyun.

Çünkü profesyonellik; iyi niyetle işe başlamakta değil, hakkını koruyarak o işi teslim edebilmektedir.