Sağlık hukukunda ve hasta hakları mevzuatında çok net bir ilke vardır: Hastanın kendi tıbbi dosyası, epikriz raporları, ameliyat notları ve laboratuvar tahlilleri hastanın mülkiyetindedir. Bir hasta tedavisini başka bir hastanede, başka bir hekimle sürdürmek istediğinde hastane yönetimi "Biz size bu dosyaları veremeyiz, doktorumuz tatilde, arşiv sistemimiz çöktü" diyemez. Hastanın dosyasını alıkoymak, onu zorla kendi hastanenize mahkûm etmeye çalışmak suçtur ve ağır malpraktis cezası gerektirir. Tedavi güvene dayanır; zorbalıkla hasta tutulmaz.
Alan adı ve web barındırma pazarında ise ne yazık ki bazı merdiven altı firmalar ve ahlaktan yoksun sözde "web ajansları", müşteriyi ellerinde tutabilmek için tam olarak bu rehine tutma taktiğine başvurmaktadır: EPP / Auth-Code (Transfer Yetkilendirme Kodu) vermemek.
Gitmek İsteyeni Düşman Bellemek
Senaryo her defasında aynı çirkinlikle sahnelenir. Müşteri, 3 yıl boyunca yerel bir hosting firmasından veya küçük bir web tasarımcısından hizmet almıştır. Ancak firmanın sürekli kesilen sunucularından, ilgisiz destek ekibinden veya fahiş fiyat artışlarından bıkmıştır. Artık alan adını (alanadiniz.com) uluslararası standartlara sahip, kurumsal ve şeffaf bir kayıt operatörüne (Registrar) taşımak ister.
Alan adı transferi, ICANN kurallarına göre son derece basit ve standart bir prosedürdür:
- Alan adı üzerindeki Transfer Kilidi (Registrar Lock / TransferLock) kaldırılır.
- Alan adı için üretilen rastgele şifreli EPP / Auth-Code alınır.
- Yeni firmaya gidilip transfer siparişi verilir ve bu kod girilir.
- Kayıtlı e-posta adresine gelen onay linkine tıklanır ve 5 gün içinde transfer tamamlanır.
Fakat müşteri panelinde bir bakar ki: "Transfer Kilidi Aç" butonu yoktur. "Transfer Kodu Al" butonu ise tamamen gizlenmiştir!
Bürokrasi Tiyatrosu: "Dilekçe Yazıp Noterden Onaylatın"
Müşteri destek masasına bilet açar veya firmayı arar: "Merhaba, alan adımı başka bir firmaya transfer etmek istiyorum. Lütfen transfer kilidini açıp EPP kodumu iletir misiniz?"
İşte o andan itibaren merdiven altı firmanın pişkin bahane üretme çarkları dönmeye başlar:
- 1. Gün: "Talebiniz alınmıştır, üst yönetime iletildi. Transfer departmanımız haftalık periyotlarla bu işlemleri onaylamaktadır."
- 3. Gün: "Güvenlik protokollerimiz gereği transfer kodu doğrudan verilememektedir. Lütfen şirket imza sirkülerinizi, vergi levhanızı ve noter onaylı transfer talep dilekçenizi ıslak imzalı olarak merkez ofisimize kargolayınız." (Oysa alan adını satarken tek tıkla kredi kartından para çekmeyi bilmişlerdir!)
- 7. Gün: "Sistemimizde ICANN kaynaklı genel bir bakım çalışması vardır. Transfer kodları şu an üretilememektedir, lütfen haftaya tekrar deneyiniz."
- 10. Gün (Perdenin Arkasındaki İtiraf): "Ahmet Bey, bizden neden ayrılmak istiyorsunuz? Size özel %20 indirim yapalım. Eğer yine de transfer etmek istiyorsanız 250 TL 'Alan Adı İşlem ve Dosya Masrafı' ödemeniz gerekmektedir."
Müşteri kendi parasıyla satın aldığı, faturasını ödediği mülkiyetinin karşısında resmen bir dijital rehineye dönüşmüştür.
ICANN Kuralları Ne Diyor?
ICANN'in Transfer Policy (Transfer Politikası) bu konuda milimetrik netliktedir ve hiçbir yoruma açık değildir:
"Bir alan adı tescil operatörü (Registrar), kayıt sahibinin (Registrant) talebi üzerine EPP/Auth-Code bilgisini en geç 5 takvim günü içinde sağlamakla yükümlüdür. Operatör, ödenmemiş hosting borçları, ticari anlaşmazlıklar veya keyfi yönetim kararları gerekçesiyle transfer kodunu alıkoyamaz veya transfer kilidini kapalı tutamaz."
Yani müşterinin o firmaya hosting borcu olsa bile, alan adı üzerinde bir mahkeme kararı veya UDRP (alan adı uyuşmazlığı) davası yoksa firma o kodu vermek zorundadır. Alan adı ile hosting iki ayrı hukuki metadır; birinin faturası ödenmedi diye diğerine el konulamaz.
Rehine Krizinde Kurtarma Operasyonu
Eğer böyle bir merdiven altı firmanın eline düştüyseniz ve transfer kodunuz gasp ediliyorsa izleyeceğiniz cerrahi protokol şudur:
- Yazılı İtiraz ve Süre Tanıma: Destek biletinden ICANN Transfer Policy kurallarını hatırlatarak "Talebimin üzerinden 5 gün geçmiştir. EPP kodumun 24 saat içinde verilmemesi durumunda ICANN ve ana kayıt operatörünüze şikayet oluşturulacaktır" uyarısı yapmak.
- Ana Kayıt Operatörünü (Reseller Zincirini) Bulmak: Merdiven altı hosting firmaları genellikle kendileri doğrudan Registrar değildir; ResellerClub, Openprovider, Tucows veya Enom gibi küresel bir firmanın bayisidir (Reseller).
whoissorgusunda alan adının gerçek "Registrar" bilgisini tespit edip, bayinin kodu vermediğini belirterek doğrudan ana operatörün destek masasına başvurmak. Ana operatör kodu doğrudan bayiyi atlayarak e-postanıza gönderir. - ICANN Transfer Şikayeti Açmak: ICANN'in resmi web sitesindeki "Transfer Complaint Form" üzerinden şikayet oluşturmak. Bu şikayet gittiğinde ilgili firmanın Registrar akreditasyonu askıya alınma riskiyle karşı karşıya kalır.
Müşteriyi Hizmetle Tutmak vs. Kelepçeyle Bağlamak
Bir restoranın yemekleri lezzetsiz, garsonları kaba ve masaları kirliyse; kapıya koruma dikip müşterinin dışarı çıkmasını engellemek o restoranı başarılı kılmaz, sadece bir suç mahalline dönüştürür.
Kaliteli, vizyoner ve kendine güvenen bir bilişim firması, gitmek isteyen müşterinin önüne kırmızı halı serer. Transfer kilidini tek tıkla açtırır, EPP kodunu ekranda anında gösterir ve "Sizi memnun edemediğimiz için üzgünüz, ileride tekrar bekleriz" diyerek uğurlar. Çünkü bilir ki zorla tutulan müşteri eninde sonunda gidecektir; ama giderken arkasında açtığı şikayet başlıklarıyla, açtığı davalarla ve yaydığı kötü intibayla firmanın itibarını yerle bir edecektir.
EPP transfer kodunu vermemek ticaret değil, acizliktir. Dijital dünyada rehine tutarak para kazanmaya çalışanlar, eninde sonunda kendi kazdıkları etik çukurunda kaybolmaya mahkûmdur.