LinkedIn akışında gezinirken karşınıza çıkan profillere baktığınızda, Türkiye'nin her köşesinden NASA seviyesinde derin mühendislik projeleri fışkırdığını düşünebilirsiniz.
Henüz üniversiteden mezun olalı iki yıl olmuş gençlerin profillerinde şu unvanlar parıldamaktadır:
- "VP of Software Engineering & Chief AI Officer"
- "Lead Enterprise Solutions & Cloud Infrastructure Architect"
- "Principal Distributed Systems Strategist & Head of Innovation"
Bu unvanların altındaki şirket bilgilerine yakından baktığınızda ise karşılaştığınız gerçeklik şudur: Kadıköy'de veya Şişli'de bir paylaşımlı ofiste masası olan, toplamda 4 kişinin çalıştığı, ana gelir kalemi yerel mobilyacılara veya restoranlara kurumsal web sitesi tasarlamak ya da hazır bir Shopify temasını Türkçeleştirmek olan butik bir yazılım ajansı.
Şirkette toplam iki yazılımcı vardır; biri "VP of Engineering", diğeri ise "Lead Solutions Architect"tir.
Kartvizitlerdeki İngilizce kelime sayısı, şirketin yazdığı özgün kod satırı sayısından fazladır.
Modern Türkiye teknoloji ekosisteminin en trajikomik hastalığına hoş geldiniz: Unvan enflasyonu.
Emeğin, bilginin ve gerçek mühendislik disiplininin yerini; LinkedIn algoritmalarını ve eşi dostu etkilemek için uydurulmuş havalı unvan tiyatrosu almıştır.
Sağlık Ocağında "Baş Cerrah" Kartviziti
Bu çılgınlığın sağlık sektöründeki bir yansımasını hayal edin.
Mahallenizdeki aile sağlığı merkezine (sağlık ocağına) gidiyorsunuz. Kapıda tansiyon ölçen, aşı kartlarını sisteme giren veya kan tüplerini ayıran genç bir sağlık personeli oturuyor. Masasının üzerinde kocaman altın yaldızlı bir isimlik duruyor:
"Executive Director of Global Cardiovascular Interventions & Chief Molecular Neurosurgeon" (Küresel Kalp-Damar Girişimleri İcra Direktörü ve Baş Moleküler Beyin Cerrahı).
O personele dönüp "Kardeşim sen ne yapıyorsun?" deseniz, muhtemelen "Hocam unvanımız havalı olsun, piyasada itibarımız artsın" diyecektir.
Böyle bir sahneye tıp camiasında sadece kahkahalarla gülünmez; Türk Tabipleri Birliği ve Sağlık Bakanlığı o şahıs hakkında derhal unvan gaspı ve halkı yanıltmaktan idari ve cezai soruşturma açar.
Çünkü tıpta bir unvan (Uzman, Doçent, Profesör, Operatör Cerrah); yıllarca süren asistanlık nöbetlerinin, yapılan binlerce başarılı ameliyatın, uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan bilimsel makalelerin ve meslektaş jürileri önünde verilen terlerin ardından bir hak ediş olarak verilir. Kimse kendisine sabah kalktığında "Ben bugün Başhekim oldum" diyemez.
Yazılım sektöründe ise hiçbir denetim, hiçbir liyakat barajı ve hiçbir mesleki standart olmadığı için; dün akşam npm install komutunu öğrenen herkes ertesi sabah kendisini "Lead Cloud Architect" ilan edebilmektedir.
Unvanlar Büyüdükçe Uzayan Toplantılar
Unvan enflasyonunun şirketlerde yarattığı en büyük tahribat, mühendisleri koddan ve üretimden koparmasıdır.
Bir insana "Architect", "Director" veya "Head of..." etiketi yapıştırdığınız an, onun zihninde tehlikeli bir dönüşüm başlar: "Ben artık kod yazmamalıyım. Kod yazmak junior'ların işidir. Ben vizyon çizmeliyim, strateji belirlemeliyim, insan yönetmeliyim."
Ve o andan itibaren o şirkette şu kaçınılmaz süreç başlar:
- Toplantı Çılgınlığı: Sabah 09:30'dan akşam 17:30'a kadar arka arkaya bloklanan Zoom toplantıları. "Mimari Hizalanma Toplantısı", "Sprint Vizyon Çerçevesi", "Sinerji ve Roadmap Değerlendirmesi".
- Slayt ve Diyagram Fabrikası: Terminali açıp tek bir satır unit test yazmayan, tek bir veritabanı yavaşlığını incelemeyen bu "liderler"; gün boyu Figma'da veya Miro'da rengarenk kutucuklar ve oklar çizerek mimari diyagramlar üretirler.
- Sorumluluktan Kaçış: Sistem çöktüğünde veya canlıda bir facia yaşandığında, bu unvan zenginleri asla suçu üstlenmezler: "Biz mimariyi çok doğru tasarlamıştık ama yazılımcılar implementasyonu yanlış yapmış."
Yani ortada binlerce dolarlık unvanlar, onlarca saatlik toplantılar vardır; ama ortada çalışan, ölçeklenen ve temiz tek bir satır kod yoktur.
Linus Torvalds'ın Sade Kartviziti
Mühendislik tarihinin en büyük efsanelerine bakın.
Dünyanın tüm sunucularını, süper bilgisayarlarını ve bulut altyapısını üzerinde taşıyan Linux işletim sistemi çekirdeğini yazan ve modern yazılım dünyasının omurgası olan Git'i geliştiren Linus Torvalds'ın unvanı nedir biliyor musunuz?
"Software Engineer" (Yazılım Mühendisi).
Dünyanın en yetenekli çekirdek geliştiricilerinin, Unix'in yaratıcılarının kartvizitlerinde sadece "Programmer" veya "Engineer" yazar. Onlar kendilerine "Grand Master Architect of the Universe" demezler; çünkü onların dehasını kanıtlamak için süslü sıfatlara ihtiyaçları yoktur. Onların yazdığı kod, dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca cihazda sessizce, kusursuzca çalışarak konuşur.
Bir insan ne kadar çok yetersizse, o yetersizliği örtmek için o kadar büyük unvanlara sığınır. Tıpkı savaşa girmemiş diktatörlerin göğüslerini dolduran sahte madalyalar gibi.
Unvanı Değil, Zanaatı Büyütmek
Buradan genç yazılımcı arkadaşlarımıza ve sektörün yeni nesline samimi bir çağrımız var:
LinkedIn profillerinizdeki o şişirilmiş, içi boş unvanları bir kenara bırakın. Kendinize "Senior Lead Cloud Guru" diyerek kendinizi kandırmayın.
Önemli olan kartvizitinizde ne yazdığı değildir; önemli olan şunlardır:
- Bir bellek sızıntısını (memory leak) çözerken Linux'un
/procdizinini ve bellek haritasını okuyabiliyor musunuz? - İki servis arasındaki ağ paketlerinin TCP gecikmesini analiz edebilecek network okuryazarlığına sahip misiniz?
- Veritabanındaki transaction izolasyon seviyelerini (ACID) ve kilit mekanizmalarını gerçekten kavradınız mı?
- Ve en önemlisi; yazdığınız kodla, aldığınız mimari kararlarla şirketinize ve insanlığa gerçek bir değer katabiliyor musunuz?
Eğer bunları yapabiliyorsanız; unvanınızın ne olduğunun hiçbir önemi yoktur. Siz zaten gerçek bir mühendissinizdir.
Ve gerçek bir mühendis için; çalışan, çökmeyen ve zarafetle akan tek bir satır kod, dünyanın tüm yaldızlı unvanlarından çok daha kıymetlidir.